Nedir

Su ve Mineraller Nedir

Su ve Mineraller Nedir
Su molekülü 2 hidrojen ve bir oksijen molekülünden oluşmaktadır. Su Canlılığın vazgeçilmez maddesidir. Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturur. Hatta Beyin gibi bazı organlarımızda bu %80-90’ a kadar bile çıkabilir. Yaşam kaynağı olan suyun içerisinde hayati önemi bulunan birçok mineral bulunur. Özellikle sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfat gibi vücudumuz için hayati önemi olan mineraller suda doğal olarak bulunmaktadır.

Sudaki kalsiyum: Kasların kasılıp gevşemesinde, kemik ve iskelet sağlığında, dişlerin oluşumunda önemli rol oynar. Kalsiyum ihtiyacı karşılanmazsa kemiklerde depolanmış kalsiyum kullanılmaya başlar ki bu durum zamanla kemik dokusunun zayıflamasına neden olur. Bu durum uzun süre devam ederse osteoporoz da denilen kemik erimesi riski artar. Kalsiyum tüm kasların kasılmasında rol oynayan kilit bir mineraldir. Kalsiyum eksikliğinde kas seğirmeleri, kasılma sorununa bağlı hareket güçlüğü gibi sorunlar görülebilir.

Sudaki magnezyum: Vücudun yaşam için enerji üretmesi gerekir. Bunun için metabolizmanın birçok kimyasal olayı gerçekleştirebilmesi gerekmektedir. Bu olayların tümünde magnezyumun kilit rolü bulunur. Kısaca magnezyum olmadan vücutta enerji üretimi mümkün değildir. Magnezyum, birçok enzimin yapısında bulunarak enerji üretimi, sindirim ve emilim gibi hayati olaylarda görev alır. Kalsiyum nasıl kas kasılmasında görevli ise magnezyum da kasların gevşemesinden sorumludur. Günlük hareketlerimiz kaslarımızın düzenli kasılıp gevşemesi ile mümkündür.

Sudaki potasyum: Potasyum, vücuttaki sodyum ile işbirliği yaparak vücudun su ve elektrolit dengesini sağlar. Kalp ritminin düzenlenmesini sağlayarak hayati bir rol üstlenir. Ayrıca potasyum tansiyonun dengelenmesinde hatta yüksek olan tansiyonun düşürülmesinde etkilidir. Aktivite sonrası kasların toparlanması, kasılıp gevşemelerin ritminin düzenlenmesi yine potasyum yardımıyla gerçekleşir.

Sudaki florür: Kemik ve diş sağlığında faydalı etkilere sahiptir. Ancak suda yüksek oranda bulunması istenmez. Yüksek florlu sular (Litrede 1 miligram'dan fazlası yüksek florlu sudur) florizis hastalığına sebep olabilir.

Sudaki sodyum: Vücuttaki su ve elektrolit dengesinin sağlanmasında görevli en önemli mineraldir. Hücrelerden kana ya da kandan hücrelere madde geçişi sodyum sayesinde düzenlenmektedir. Özellikle yaz aylarında terleme ile vücuttan sodyum kaybı olmaktadır. Çok fazla sodyum atılırsa tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı bayılmalar, halsizlik, yorgunluk gibi belirtiler görülebilir. Sodyum başta tuz olmak üzere hemen her besinde bulunur. Fazla sodyum alımı da; ödeme, tansiyonun yükselmesine ve böbreklerde fonksiyon bozukluğuna yol açabilir. Günlük 2-3 gram sodyum ihtiyacımız vardır. Su, çok az miktardaki sodyum içeriğiyle sodyum alımına çok fazla bir katkı yapmamakta ancak su ve elektrolit dengesinin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır.

Mineral nedir
Mineraller,  doğal olarak yer katmanlarında bulunan,  canlıların üretmediği artı değerli metaller ve eksi değerli anyonların oluşturduğu metal üretmek için hammadde olarak kullanılan kimyasal bileşiklerdir.  Örneğin kireç taşı, mermer, granit gibi maddeler minerallerden oluşur ya da demir demir minerallerinden, bakır bakır minerallerinden elde edilir. Demir minerali içinde demirden başka elementler de içerir, mineraller için metallerin doğada bulunan hammaddeleridir diyebiliriz.

Mineraller insan yaşamı için çok önemlidir. İnsanın kemik ve kan hücrelerinde kalsiyum ve demir bulunur. Aynı şekilde sinir hücrelerinin çalışması, kasların gerilip gevşemesi gibi canlılık olaylarında minerallerden gelen metaller büyük rol oynar. Vücudumuzdaki enzim ve vitaminlerin çalışması içinde mineral kökenli maddelere ihtiyaç vardır.

Mineral Çeşitleri
Ca (Kalsiyum Simgesi): İskelette, sıvılarda iyon olarak,
P (Fosforun Elementi): İskelette, dokularda, hücre içi ve dışı sıvıda,
K (Potasyum Element): Özellikle hücre içi sıvıda iyon olarak,
S (Kükürt Simge): Özellikle hücre dışı sıvıda ve proteinlerin sülfür bağlarında,
Cl (Klor Simge): İskelette, hücre içi ve dışı sıvıda,
Na (Sodyum Simge): İskelette, hücre içi sıvıda, hücre dışı sıvıda,
Mg (Magnezyum Simge): İskelette, vücut sıvılarında,
Fe (Demir Simge): Hemoglobinde ve enzimlerle birlikte dokularda,
Cu (Bakır Simge): Enzimlerin yapısında,
I (İyot Elementi): Tiroid bezinde ve kanda bulunur.

Minerallerin Görevleri ve Önemi
Vücudumuzda besinlerle aldığımız minerallerin etkinliklerini kısaca bilirsek bu madenleri almamızın gerekliliğini daha rahat anlayabiliriz.

Vücudumuzdaki su devamlı değişim halindedir. 70 kiloluk bir yetişkinde 14-16 litre hücre dışı sıvı olduğunu kabul edersek, ve günlük 2 litre sıvı alıp çıkardığımızı göz önüne alırsak, % 15′lik bir değişimin söz konusu olduğunu görebiliriz. 7 kiloluk bir bebekte ise hücre dışı sıvı miktarı 1.5 litre, günlük alınan ve çıkarılan sıvı miktarı da 700 ml’dir. Günlük değişim oranı %40′dır. Bir yetişkine göre bu değişim 3 kat fazladır. Bu nedenle besinlerde sıvı alımı veya su içme özellikle bebeklerde ve hastalıklar durumlarında çok önemlidir.

Vücudumuz su içinde yüzen birçok moleküllerin ve madenlerin belirli bir etkileşim içinde olması ile işlevlerini görmektedir. Unutulmamalıdır ki bu madenler besinlerimizle alınmaktadırlar. Besinlerle alınan bu madenlerin atılımı da başlıca idrarla olmaktadır.

Bu açıdan besinlerimizle alınan madenler; az veya çok olmamalı, dengeli ve yeterince alınmalıdır. Her bir maddenin alım ve kullanımı farklı olduğu için ayrı ayrı ele alınacaktır. Sodyum (Na), potasyum (K), kalsiyum (Ca), Magnezyum, klor, fosfat, sülfat gibi madenler besinlerimizle oldukça bol oranda bulunurlar. Ayrıca bunlara olan gereksinimlerimiz de daha fazladır. Yukarıdaki madenler dışında çok az miktarda alınması gereken ve bu nedenle iz veya eser elementler denilen madenler vardır. Bunlar; Bakır, çinko, flor gibi madenlerdir.

İnsan vücudunun % 4′ü madensel öğelerdir. Minerallerin çoğunluğunu kalsiyum ve fosfor oluştururlar.



Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler
Nedir - Ne demek - Hakkında Bilgi - Kısaca