Nedir

Dil ve Konuşma Bozukluklarının Sınıflandırılması

Dil ve Konuşma Bozukluklarının Sınıflandırılması

Dil ve konuşma bozukluklarını genel olarak aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
Fizyolojik Konuşma Güçlüğü: Beyindeki işitsel algılama ve yorum hataları, konuşma organlarının sesi çıkarma için gerekli hareketleri tamamlayamaması, yapılan hataların nedenlerinden bazılarıdır. Kelimelerin son seslerini söyleyememe, kelime içindeki seslerin benzerlerini kullanma, seslerin yerini değiştirme, sesleri uzatma yada kaydırma gibi söyleyiş hataları vardır.

Gecikmiş Konuşma: Çocukta, 3 yaşın sonuna kadar dil gelişiminin olmaması veya çok sınırlı olmasıdır. Gecikmiş konuşmanın nedenlerini 2’ ye ayırabiliriz: Organik Yetersizler, diğeri ise Elverişsiz Konuşma Çevresi. Organik Yetersizlikler; işitme kaybı, zihinsel engel, konuşma organlarındaki bozukluklar(yarık damak, diş- çene yapısındaki çarpıklıklar. . . vb. ) merkezi sinir sistemindeki bozukluklar. . . vb örnek verilebilir. Elverişsiz konuşma çevresi ise;ilgisiz aile, güdülenme azlığı, yalnız olma, yeni kardeşin varlığı, duygusal sorunlar(psikolojik sorunlar),yetersiz öğretme teknikleri. . . vb’dir.

Telaffuz Bozuklukları: Belirli konuşma seslerini telaffuz etmede zorluk veya söyleyememe durumudur. Farklı şekillerde görülmektedir. Sesin yerine başka bir ses koyma (Örn: Arkadaş- alkadaş, Kelebek-kelebeb ), Sesi atlama (Örn: davul-daul, perde- pede) veya sesin bozuk çıkması durumları görülmektedir.

Kekemelik: Konuşma akışında, ritminde veya akıcılığında bir bozukluk olması durumudur. Kekemelikte, konuşmadaki ritm bozukluğunun yanında, kaslarda aşırı kasılma, yüzde, ellerde veya ayaklarda tikler görülebilir. Nedenleri, organik veya çevresel olabilmektedir.

Ses Bozuklukları: Sesin aşırı veya yanlış kullanımı sonucunda, sesin kalitesinde, meydana gelen sorunlardır. En sık görülen belirtiler arasında, seste kısıklık, boğazda kuruluk hissi, boğazda yanma, tıkanma, sık öksürme, gün içerisinde seste değişmeler sayılabilir. Ses bozukluklarının tedavi prensipleri, ameliyat veya tıbbi müdahale  olabileceği gibi bazı durumlarda ses terapisi  de olabilmektedir.

Afazi: Beyinde meydana gelen hasar sonucu(trafik kazaları, tümörler, travmalar. . . vb. ) dil ve konuşmanın bozulması, anlaşılmamasıdır. Konuşmanın oluşmasında zorluk, kelime bulmada zorluk, teleffuz hataları, konuşmayı anlamada zorluklar, afazinin belirtileridir.

Apraksi: İstemli konuşmanın üretiminde sıralı konuşma hareketlerinin motor planlanmasında oluşan bozukluk sonucu ortaya çıkan motor konuşma bozukluğudur. Tedavilerinde üzerinde durulması gereken şey dikkattir. Hastanın dikkatini toplaması için zaman verilmeli ve yardımcı olunmalıdır.

Dizatri: Konuşma organlarının hareket ve kontrolünü sağlayan kasların çalışmasında yaşanan sorunlar ve konuşma organlarının birbirleriyle koordinasyonunun bozulması nedeni ile ortaya çıkan bozukluktur. Bu tür sorunların belirlenmesinde, nörologlar sorumludur.

Dil ve konuşma bozuklukları, tüm kültürlerde ve ülkelerde, oran olarak en fazla görülen özür grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Her çocuğun aynı evrelerde aynı reaksiyonu vermesi beklenmemekle birlikte, olabilecek sorunlar ve gecikmeler konusunda dikkatli olunmalıdır. Bu konuda ailelerin bilinçli davranması ve çocuk sağlığı doktorlarının aileyi doğru ve hızlı bir şekilde öncelikle KULAK BURUN BOĞAZ DOKTORUNA refere etmeleri gerekmektedir. Daha sonra, odyoloji uzmanı tarafından odyolojik değerlendirmeler ve dil- konuşma değerlendirmeleri  yapılmalıdır

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI
Doğumdan hemen sonraki ilk ağlama sesi ile, konuşmaya ilişkin ilk davranım oluşmaya başlar ve gelişimi engelleyici belirgin bir sorun olmadığı sürece, dil ve konuşma gelişmeye devam eder. İletişim kurmanın en önemli yollarından biri olan ‘konuşma’, ‘dil’ kavramları  iç içe olsa da , ‘konuşma’ ve ‘dil’ kavramları birbirinden farklıdır. Dil ve konuşma oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir

Dil, bilgilerin iletilmesi amacı ile alışılmış bir düzen içinde sembollerin, seslerin ve jestlerin düzenlenmesidir. Dil, sözel, yazılı veya işaret olabilir. Konuşma ise; dilin kullanılmasıdır. Dilin sembolik birimleri olan sesleri çıkarmak için, kullanılan bir seri kas hareketleridir. Konuşma için özel tek bir organ yoktur. Akciğerler, nefes borusu, sert ve yumuşak damak, dil, çene, dişler, dudaklar gibi bir çok organ görev almaktadır. Konuşma gelişimi için, işitme duyusu da çok büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir nedenle, bu organlarda veya sentral yapıda(beyinde) meydana gelen bir bozukluk, dil ve konuşma gelişimini olumsuz yönde etkilmekte, dil ve konuşma bozuklukları meydana gelmektedir.

Çocuğun dil ve konuşma gelişimi, aşağıda tanımlanan dönemlere tamamen uymayabilir. Normal dil ve konuşma gelişimi sapma gösteren bir çocuk , dikkate alınmalı ve izlenmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki; dil ve konuşma gelişimi, kişiden kişiye farklılık gösterir. Özellikle çocuklar için, dil ve konuşma gelişimi için genellemeler yapılsa da, bu genellemeler her çocuk için doğru olmayabilir. Çocuklar farklı hızlarda gelişim gösterirler. Farklı gelişim gösteren bir çocukla ilgili olarak aşırı heyecanlanmak da bir hata olabilir. Bu nedenle, bir çocuğun dil ve konuşma bozukluğu hakkında konuşurken çok dikkatli olunmalıdır.

Çocukluk çağından itibaren normal gelişim evrelerinin bilinmesi, ortaya çıkabilecek bozuklukların erken teşhisinde büyük fayda  sağlamaktadır.

Dil ve Konuşma Gelişimi Dönemleri

Normal gelişim sürecine baktığımız zaman, 0-2 yaşlar dil ve konuşma gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.



Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler
Nedir - Ne demek - Hakkında Bilgi - Kısaca